19/10/2007 - Sevgiyi hak edecek insanı bulmak...
Kadin her sabah oldugu gibi o günde beyaz degnegi ve el
yordami ile otobüse binmisti.
soför:
Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi.
Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli
bir deniz subayi idi. Bundan bir kaç ay önce yanlis bir teshis sonucu
gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve asla
göremeyecekti.
Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve
kendi kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona
sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar cesaret
verecekti.
Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü
hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin bu içine
kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce bir seyler yapmasi
gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine kapanik dünyasinda
kayboluyordu. Bütün gün düsündü koca, nasil yardim edebilirim güzeller
güzeli esime diye.
Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu
ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok kirilgan ve nesesizdi. Bütün
cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu açti. Karisi dehsetle
gözlerini açti:
-Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi.
Kocasi ona destek olacagini, her sabah kendisinin ise
birakacagini ve aksamlari da is çikisinda alacagini ve ona çok güvendigini
söyledi. Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin
büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve onu kirmak
istemiyordu.
Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari da aliyordu
fedakar koca. Günler böyle ilerledi, karisi eskisinden biraz daha iyiydi.
Fakat kocasi daha fazlasini istiyordu, kendisine söz vermisti sonuna kadar
gidecekti.
Aksam karisina:
-Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi.
Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi
israr edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi. Bunu kendisi
de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor,
otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu. Günler günleri
kovaladi,
hiç bir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken,
soför:
-Sizi kiskaniyorum, hanimefendi dedi.
Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden
diye sordu.
Soför:
Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir deniz subayi genç adam
otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor, otobüsten
indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi bekliyor siz binaya
girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el
salliyor, dedi.
HERKESIN BU KADAR SEVMESI VE SEVILMESI,
HEPSINDEN DE ÖNEMLISI BÖYLE BIR SEVGIYI HAK EDECEK
INSANI BULMASI DILEGIYLE...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/10/2007 - İŞTE DÜNYANIN EN ESKİ AŞIKLARI...FOTO
| İŞTE DÜNYANIN EN ESKİ AŞIKLARI...FOTO | Diyarbakır'ın Bismil ilçesindeki Kazıda 8 bin yıl öncesine ait, birbirine sarılı kadın ve erkeğin olduğu ve sevgili oldukları belirtilen bir çiftin mezarı bulundu. İşte ibretlik kareler:
Mezardaki aşıkların, geçen yıl İtalya'da bulunan çiftten bin yıl daha eski olduğu bildirildi.
Ilısu Baraj Gölü altında kalacak olan tarihi eserlerin kurtarılması amacıyla Bismil'de süren 9 kazıdan biri olan Hakemi Use Tepesi'ndeki kazılarda, tarihi eserlerin gün ışığına çıkarılması sürerken, bereketli Mezopotamya toprakları insanlık tarihiyle özdeş olan aşkın ölümsüzlüğüne bir kez daha tanıklık etti. Kazıda Neolotik (Yeni Taş Çağı) döneme ait mezarda birbirine sarılı ve sevgili oldukları değerlendirilen kadın ve erkek iskeletlerinin bulunduğu mezarın bulunması heyecan yarattı. Bu mezarın geçen yıl İtalya'nın kuzeyinde Verona şehri yakınlarındaki Mantua kazısında gün ışığına çıkartılan ve MÖ 5000'lere tarihlendirilen bir erkek ve bir kadının gömülü olduğu mezardan yaklaşık bin yıl daha eski olduğu bildirildi.


Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hakemi Use Tepesi kazısının 2001 yılından bu yana Ilısu Baraj Gölü altında kalma riski olan arkeolojik kültür varlıklarını kurtarma ve belgelemeye yönelik Diyarbakır Arkeoloji Müdürlüğü başkanlığında, Hacettepe Üniversitesi'nden bir ekiple devam ettiğini anımsattı. Höyüğün kuzey kesiminde Dicle Nehri ile olan bağlantısını anlamaya yönelik başlattıkları çalışmada, ancak 7. sezonunda ana toprağa ulaşma imkanı bulabildiklerini belirten Tekin, burada Neolotik döneme ait özellikle de tarımcı ve köy topluluğunun önemli bir evresini tespit ettiklerini hatırlattı.
İTALYA'DAKİ AŞIKLARDAN BİN YIL DAHA ESKİ
Tekin, Mezopotamya uygarlığının çok önemli bir döneminin varlığını Türkiye sınırları içerisinde tespit ettiklerini, Geç Neolotik Hassuna dönemine ait birbiriyle bütüncül üst üste kurulmuş 5 köyde tespit ettiklerini bunun yaklaşık 200-250 yıllık bir süreci kapsadığını söyledi. Tekin, bu yılki kazılarda gün ışığına çıkartılan 22 mezardan birinin özellikle çok dikkat çekici olduğunu, kazıda en eski köy kalıntısına ait olan ve bir evin tabanı altında bulunan mezarda yetişkin iki birey saptadıklarını bildirdi.
Yaklaşık MÖ 6 bin 100 tarihlerine ait bu mezardaki iskeletlerin antropologlar tarafından incelenmek üzere Hacettepe Üniversitesine götürüldüğünü belirten Tekin, şöyle konuştu: “Henüz bilimsel çalışmalar sonuçlanmamış olmakla birlikte, otuzlu yaşlarda bir erkek ve yirmili yaşlarda bir kadın, yan yana gömülmüş ve gömme şekillerinden aynı zamanda öldüklerini anlıyoruz. Bireylerin gerçek yaşları ve ölüm nedenleri, geçirdikleri hastalıklar veya belki de ölüm nedenleri bir aşk cinayeti de olabilir. Bunun gibi ayrıntılı bilgiler çalışmalar sonuçlandıktan sonra netleşecek. Başları Güneydoğuda olan bireylerden erkek olan sırtını kadına dönmüş daha genç olan kadın ise bir elini erkeğin omzuna doğru uzatırken bir bacağını da erkeğin üzerine atmış durumdadır. Geçen yıl İtalya'nın kuzeyinde Verona şehri yakınlarındaki Mantua kazısında gün ışığına çıkartılan ve MÖ 5 binlere tarihlendirilen bir erkek ve bir kadının gömülü olduğu mezardan yaklaşık bin yıl daha eski olan Hakemi Use bireylerinin gerek aynı mezar içinde yer almaları, gerekse yatış biçimleri bunların karı-koca veya sevgili olduklarını düşündürmektedir. Bu ön bilgilerin ışığında Hakemi Use çiftini kazılarda saptanmış Dünyanın en eski aşıklarına ait mezar diyebiliriz. Bugüne kadarki kazılarda saptanmış dünyanın en eski aşıklarına ait mezarı bulduk.”


2006'da İtalya'nın kuzeyinde Verona şehri yakınlarındaki Mantua kazısında gün ışığına çıkartılan ve MÖ 5 binlere ait birbirilerine sarılmış erkek ve kadının iskeletleri.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/9/2007 - Zorlu Sevdam Hoşcakal
Zorlu Sevdam Hoşcakal
Şu anda içimin ezildiğini hissedebiliyorum.Kalbimin paramparça olduğunu da..ne kadar umutlanmıştım oysa elimi tuttuğunda.Hiç bırakmayacaksın sanmıştım.Artık yitirmeye başladığım senli hayallerimi canlandırmıştın.
Bilerek mi yaptın bilmiyorum.Kim bilir belki de amacın beni böyle öldürmek !! Ne de olsa sana küsemem öyle değil mi ? Canımı ne kadar yakarsan yak senden vazgeçemeyeceğimi düşündüğün için bu umursamaz hallerin.En büyük silahında seni görmemi engellemek ! İşte bunu yaptığın zaman yıkılıyorum, biliyorsun.İçten içe yüreğimi öldürüyorsun..Hani desen ki 'Ben seni asla sevmeyeceğim, benden umudu kes! Yolun açık olsun..' belki bu kadar zor gelmeyecek vazgeçmek senden,hayallerimden..Ama sen ışıkları bir kapatıp bir açınca çıldırıyorum !Anlamıyor musun sen sustukça daha çok bağırıyor umutlarım !! Sen benden gittikçe daha çok kanıyor yaralarım..Seni görmemekte tuzu oluyor yaralarımın !
Ama artık dayanacak gücüm kalmadı..Artık sevgini yenmeliyim..Çünkü bu aşka vereceğim bir yudum gururum kalmadı.Hepsini senin uğruna tükettim.Peki Sonuç ? Kendi yüzüme bakamaz oldum..Oysa bir damlacık sevgiydi senden istediğim..Olmadı ve olmayacak..
Senin için bir şey değiştirir mi bilmiyorum ama ben gidiyorum.Zaten olmadığım hayatından çıkıyorum..Elveda demeden önce bir şeyi bilmeni isterim.Ben seni gerçekten sevmiştim.
' Çektiysen Kahrımı, Helal Et Hakkını.. Zorlu Sevdam Hoşçakal...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Bir gördüğünüz insan vardır. Birde insanda göremedikleriniz. Dalında dipdiri duran bir gül için bahçıvanın ne emekler sarfettiğini bilemezsiniz. Yaprakları dökmüş boynunu bükmüş bir ağacı da hemen zavallı bellemeyin. Siz onun yaşadığı fırtınaları görmediniz
Kategoriler
Arkadaşlarım
aslinurca canozum02
|